Mert KIRAT
9 Eylül 1980
Mert Kırat’ı 80’li yıllardan bugüne koşarak büyüyen çılgın ve sorunlu çocuklar arasına koyabiliriz. Çünkü Mert’in doğum gününün ilginçliği kadar, doğduktan sonra hastanede geçirdiği günlerde olaylı bir tarihe sahiptir. Kundaktaki küçük Mert, sanki doğumuyla birlikte hem tüm dünyaya hem de onu dünyaya getirenlere bir haber vermektedir.
Aslında Mert’in Rana ile tanışana kadar hayatı normal bir düzeyde ilerliyor gibi görünür. Lakin gerçek bu değildir. Çünkü her şeyden önce Mert’in hayatı, Ranaya kadar daima bir arayış içinde geçmiştir. Bunun dışında oldukça sıra dışı deneyimleri ve sıra dışı fikirleri olan bir genç olarak hayat basamaklarını çıkmıştır. Ta ki Rana ile karşılaştığı güne kadar.
Makaleyi Oku »
Ben, gözlerindeki ışığa bakarım.
Sen, seni izlediğimi sanırsın.
Ben, korkuların üstüne gider,
Onların üzerinden geçer,
Hepsini teker teker ezerim.
Sense, korkularından bile korkarsın.
Ben, utançlarını silgiyle silerim.
Sen onları kaybettin sanırsın.
Ben sorunlarını bir kalemde, tek bir satırda çözerim.
Sen onları sadece okur, üstüne de sadece okuduğunla kalırsın.
Ben hayatın kitabını yazarım.
Sense sadece o kitabın sayfalarını karıştırırsın.
Ben yazdığım hayatın anlamını bilirim.
Sense sadece o anlamı bulmaya çalışır, anlamsız kavramlar üretirsin.
Ben senin günahlarını sigara gibi içime çeker sindiririm.
Sense sadece kaybettiğin havaya aldanırsın.
Ben sana gerçekleri anlatırım.
Sense o gerçekleri başkasında ararsın.
Ben var ya ben…
Aşkın kitabını da yazarım ama hiç bir yerde satışta bulamazsın!!!
Faruk KAKŞİ
02/09/2009 23:00
Yine bir gece daha, yine ne eşini ne de benzerini daha önce hiç görmediğim bir yalnızlık ve ümitsizlik, ben bu kadar kolay mı pes ederdim? Yoksa bu kadar zor mu gelirdi tüm bu yaşananlar? Yaşanmamışlık insana neden hep bu kadar ağır bir yük yüklüyor? Eğer içimdeki ateşi söndürebilecek senden başka bir şeyler var olmuş olsaydı, bunu kesinlikle hissederdim aynı zamanda bilirdim de ve bütün gücümle, bütün varlığımla ona giderdim. Ama neden bu satırları yazma gayreti içindeyim.
Makaleyi Oku »