Hanidir Hüzün Çöker

| 17 Ocak 2007

Hanidir hüzün çöker üstüme, hanidir seni düşlerim. Ne kadar zaman oldu yüzünü görmeyeli, gülüşüne hasretim. İçimdeki özlem pınarı oldun sen, hayatımın kaynağı. Belki de varlığımın tek sebebi, acıyla yoğrulmuş bir kalbin isyanı. Aslında varlığınla yokluğun bir olmalıydı senin. Dile kolay, hangi sevenin acısı bu kadar kolay dinmiş ki? Benimki öyle kolay bitsin.

Bir yaşantı arıyorum. Kendi hayatımın içinde, yada başka bir yerlerde… yine uçsuz bucaksız bir karanlıktayım. Offf… seni düşlemek bana ağır geliyor. Dünyadaki varlığım bana acı veriyor. Ah bir de seni özlemek olmasa. Nerede o günler ahh. Kendine öyle bir yer eylemişsin ki ruhumun içinde, senin varlığın olmasa, ben yaşamıma devam edemeyeceğim.

Neden her seferinde yalnız kalmam gerekiyor? Bir kerecik olsun; şöyle hasretle boynuna sarılamıyorum. Neden o ela gözlerinde sorularımın cevaplarını yada hayatıma anlam katan değerleri arayamıyorum? Neden seni kollarıma sıkıca alıp koklayamıyorum?

Acılarımın sebebi sensin, bunu biliyorsun değil mi? Yaşadığımı da biliyorsun. Ve benim senin için hissettiklerim sana mutluluk veriyor. Bunu da biliyorum. Ama yaşadığımız dünyada her şeyin karşılığı yok galiba. Tıpkı senin için beslediğim duygular gibi….

Beni tek taraflı yaşamaya mahkum etmişsin. Gözlerimi gözlerinin rengine boyamış, kalbimi dudaklarının arasına hapsetmişsin. Sanki o iki kelimeyi söylesen, o iki sihirli kelimeyi söylesen, kalbim bulunduğu esaretten kurtulacakmış gibi düşünüyorsun. Yada belki onu hiç bırakmayı istemiyorsun. Bıraksan ne olur ki? o zaten sana ait.

Farkında mısın? Aradan bu kadar zaman geçti, ve kalbim hala sende esir, sana mahkum.. Ne kederle ifade edebilirim duygularımı, nede hüzünle. Kalbimde taşıdığım bir sen varsın. Zihnime kazınmış ela bir çift göz, gözlerini hatırladıkça içimde sıcak bir şeyler akmaya başlıyor. Sanki bedenimin boş kalan yerleri bu sıcaklıkla doluyor. Ve müthiş bir şekilde ısınmaya başlıyorum. Gözlerinin gözlerime bakışı o kadar içerilerime işlemiş ki; artık hatırladıkça acıdan haykırasım geliyor.

Ağlamak istiyorum artık. Ama göz yaşlarımı unuttum. Onlar ki beni terk ettiler senin için, onları beni yalnızlığın ellerine bıraktılar. Onlar ki senin ardından geldiler. Onlar senden hiç vazgeçmediler. Ardından ne kadar göz yaşı döktüm bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da ; döktüğüm göz yaşlarının sana ait olduğu ve tıpkı senin gibi beni terk edip bıraktıkları. Göz pınarlarımın kuruduğudur bildiğim. Artık ağlasam da göremezsin.

Yine, yeni bir umut yeşerdi gönlümde, sanki sana kavuşacağım geliyor içimden, geçmişe kısa bir silgi çekip, güzel olan her şeyle başlayasım geliyor. Kokunu alabiliyorum… Sesini duyabiliyorum…. Seni hissedebiliyorum…. Ve sana sesleniyorum; Bütün varlığımla buradayım, geçen zaman sana olan sevgimi azaltmadı, tam aksine sevgine özlemini kattım, özlediğim kadar sevdim, sevebildiğim kadar özledim, varlığımda yokluğumda sensin benim, kalbim dayandığı kadar burada seni bekleyeceğim, gelmesen bile seni severek öleceğim…..

Etiketler:

Kategori: Melankoli

Yazar Hakkında ()

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.