Bir Knight Online Hikayesi – Bölüm 2

| 24 Şubat 2007

Tepelerdeki bulutlar kararmıştı. Tepelerden aşağı doğru yayılan ağaçlar ve yeşilliklerdeki hareketlilik uzaktan dahi belli olabiliyordu. Çatık kaşların altındaki bir çift yorgun göz, onları başka bir tepeden süzüyordu. Sert bir rüzgar esti, yaşlı adamın şapkasını başından alırcasına… aceleyle şapkasını başına bastırdı. Diğer elindeki değneği ile de pelerinin savrulmasını engelledi. Sert bir rüzgar daha esti ve yaşlı adam geri doğru savruldu. Arkasından gelen bir gurup elf’ti ve onları görünce doğruldu. Onlara doğru dönüp tebessümle “buralara sert, bir o kadar da soğuk rüzgarlar ve elf habercileri uğramayalı çok oldu” dedi. Bir rüzgar daha esti ve pelerinini ziyaretçilerine doğru savurdu. Zaptetmekte zorlandı ama gülümseyerek çekiştirdi kendini tekrar tebessüm ederek “hoş geldiniz, umarım iyi haberler getirdiniz..” dedi ve bir eliyle biraz ilerideki taştan yapılmış oturakları işaret ederek “buyurun şuraya kadar yürüyelim” dedi. Gelen 3 habercinden ortadaki “selam sana kudretli Nympathia, size elf şehri asgadan nice haberler getirdik” diyerek onu selamladı ve yürüyüşüne katıldı. Diğer iki haberci onları arkasından izliyordu. Yaşlı adam Nympathia bir kolunu elf habercisinin arkasına doğru uzatarak onunla samimi bir şekilde konuşmaya başladı.

– Seni görmeyeli uzun yıllar geçti Nerne açıkçası sohbetini özledim ve haberlerini hep merak etmişimdir.

– Evet Nympathia seni ziyarete dahi gelemediğim için üzgünüm fakat sende biliyorsun bizler sürekli bir şeyler peşinde oluyoruz.

– Ahh elf’ler onları bilmez miyim? Onlarla ilk karşılaştığımızda bizler bile iletişim kurmakta zorlanmıştık. Neyse ki birbirimize alışmamız uzun sürmedi, hem söylesene bana bu diyarlarda bizler kadar uzun ömürlü kimler var ki?

– Kolay değil Nympathia senin sohbetin olmadan neredeyse yüz yıl

– Evet Nerne, yüz yıl öncesi olan savaşları haber vermeye geldin değil mi?

– Haberlerim savaş değil Nympathia, kalenin habercilerinin size gelmesinden önce biz onlara orc’ları haber verdik. Şimdi ise tıpkı yüz yıl önceki gibi sırt sırta ve omuz omuza bir savaş için hazırlanıyoruz…. Hayır Nympathia sana savaşı haber veremem, çünkü onlara bizim şehrimizden daha yakında yaşıyorsun ve nasıl olsa bizden önce bir şeyleri öğrenmene gerek kalmadan o tepeleri bile delen bakışlarınla görebiliyorsun…

– O halde bana ne haberler getirdin Nerne?

– Asga Nypathia ne durumda olduğumuzu biliyorsun değil mi?

– Evet Nerne, yoksa kral mı diyeceksin?

– Evet Nympathia, kralımız uzun yolculuğundan döndü

– Ne…İşte sonunda güzel bir haber alabildim..

Taştan yapılmış olan oturakların başına geldiler, ihtiyar yorgunluğu üzerinden atmış ve daha neşelenmiş görünerek oturaklardan birine oturdu. Nerne tam karşısına geçti ve diğer iki elf de onların yakınında durup etrafı süzmeye başladı.

– Buna sevinmedim diyemeyeceğim Nerne, peki kralınız neyi öngördü? Neler düşünüyor? Neler yapacak? sanırım bunları haber olarak getirdin bana yanılıyor muyum?

– Elbetteki hayır Nympathia ve her zaman bildiğin gibi kralımızın sizin gibi en yaşlılarında öngörüsüne her zaman ihtiyacı var.

– Seni dinliyorum Nerne, kral her zaman senin gibi özel elf leri göndermez

– Asga’nın kralı geri dönmüştür. Uzun yıllar boyu orc diyarındaki keşiflerini tamamlamış ve son olarak orcların savaşa hazırlandığı haberleri ile geri dönmüştür. Üzülerek söyleyebiliriz ki, yeterince zamanımız kalmamış olabilir ve kral bu vahameti sizinde gördüğünüzü öngörerek öncelikle El Morad kalesine habercilerini yollamıştır. Şu an El Morad kalesinde diyar halkının demircileriyle beraber elf demircileri de çalışarak yeterli sayıda silah ve zırh üretmek için çabalıyorlar. Kralımızın El Morad kıralına da ilettiği öngörüde birleşmemiz gerektiği haber verilmektedir. Orcların sayılarının gerçektende çok fazla olduğu kralımız tarafından öğrenilmiş ve kralımız bütün bu güce karşı tek bir merkezden karşı koymamız gerektiğini, aksi taktirde hem şehirlerimizin teker teker düşeceğini hemde çok büyük kayıplar verip karşı koymamıza olanak sağlamayacağını öngörmüş bulunmaktadır.

– Peki Nerne, bize kralınız önerisi kaçmak mı?

– Hayır Nympathia, kaçmanızı dilemiyoruz, El Morad kalesine bir yolculuk diliyoruz. Çünkü orcların lunardan sonra ilk varacakları yer burası ve sizde biliyorsunuz ki böyle bir güce karşı tek bir şehrin ayakta kalması mümkün olmayacaktır.

– Nasıl bir güç?

– Tahmini kralımızın gördüğü Asga ile Raiba arasında kalan bütün tepeleri ve arazileri dolduracak sayıda orcdan bahsediyoruz. Sayıları bir milyona yakın bir orc ordusundan bahsediyoruz.

– Ve böyle bir güce karşı çaresiz olduğumuzu görmeyip hepimizi El Morad kalesine gömmeyi mi düşünüyorsunuz?

– Başka bir seçeneğimiz var mı Nympathia?

– Her zaman vardır. Seçimlerimiz önemli böyle bir zamanda tamamen bu diyarlardan yok olmamıza işarettir. Bahsettiğin güç bunu gösterir. Fakat her zaman başka bir yol vardır.

– Haklısın, işte bu yüzden Nympathia, zaman kaybetmeden siz büyücülerimizi kısa zamanda Asga şehrine taşımamız gerekiyor. Kralımız sizinde ön görünüzden faydalanmak ve bu öngörülere göre hareket etmek istiyor. El Morad kalesinden size destek olarak 100 kişilik bir klan gönderildi. Neredeyse varmak üzeredirler, onların arkasından bizim öncü birliklerimiz de gelecek ve hepimizin yardımıyla asga şehrine taşınacağız…

– Demek ki yıllardır ayakta duran ve o büyük savaşları dahi görmüş olan şehrimizi terk etmek zorundayız. Evet Nerne, kralınız bir konuda çok iyi bir şeyi öngörüyor. Şehirler teker teker düşecek ve bizim güç kaybetmememiz lazım. Sizinle geleceğiz, şehrimle konuşacağım.

Sözlerini bitirerek yaşlı adam ayağa kalktı, şehrin ortasındaki “Büyük Tahta” dedikleri yerin merdivenlerine doğru ilerledi. Yavaşça elindeki değnekten de destek alarak merdivenleri tırmandı ve şehir insanlarına seslendi…

– Raiba insanları. Kudretliler, diyarımızın yaşlıları, ihtiyaç duyulanları, öngörülenler…

Onun gibi şehrin diğer yaşlıları ve Raiba şehrinin gençleri, yetişmekte olan büyücüler, Büyük Tahtaya doğru yaklaşmaya başladılar ve etrafından toplandılar….

Dinleyin beni şehrimin insanları, hepimizin beklediği elf diyarının habercileri geldi. Öncelikle söylemek istediğim, artık onların kralı döndü… döndü ve maalesef kötü haberler yolladı bizlere ve tüm El Morad diyarına, fakat biz onların haberleri gelmeden önce zaten görmüştük, bu yüzden hazırlıklıyız. Sizinde bileceğiniz gibi, artık savaş uzakta değil, savaş kapımızda ve şu an Lunar sınırımızda… ve yakında burada olacak. Elf kralının da öngörüsü ile şehrimizi terk etmemiz gerekiyor. Sizlerin de bana eşlik etmekte kusur göstermeyeceğinizi biliyorum.

Kalabalığın içinden biri “yolculuğumuz ne zaman Nympathia?” diye seslendi.

Fazla vaktimiz yok, El Morad destekçileri varmak üzereler ve elfler de öyle, tabiki bizler onları beklemeyeceğiz, hazırlanmaya başlayalım. Yanınıza fazla eşya almayın, sadece ihtiyacınız olanı alın, ihtiyaç duyabileceğiniz malzemeleri alın… hepimiz için en iyisini dileyerek bitiriyorum. Umalım da bizlere yolculuğumuzu aksatacak belalar uğramasın… diyerek konuşmasını bitirdi.

Nerne kalabalığın arkasında durmuş Nympathia’nın konuşmasını izliyordu. “Ah yaşlı adam, hiçbir zaman beklemezsin ve her zaman hazırlıklısın” diye mırıldandı. Bu sırada yanındakilerden biri şehrin kapılarını işaret ederek “işte geliyorlar..” dedi.

Nympathia’nın son cümlelerinin ardından şehir kapılarında beyaz bir at belirdi. Atın üzerinde parıltılı Cithin kabuklu zırhlar içerisinde Oriole duruyordu. Kalkanını semerin yanından aşağı sarkıyordu. Arkasından gelen atlılarda belirmeye başladı… yavaşça şehir insanlarının toplandığı yere doğru ilerlediler…

Yazan: Faruk KAKŞİ

Etiketler:

Kategori: Hikayeler

Yazar Hakkında ()

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.